3 Şubat 2010 Çarşamba

dizlerin
narin, yumuşak
fakat titretiyor bastığı yeri
gönlümü
en derinden inletiyor
hissediyorum
görmesem de biliyorum
emekleyerek geliyor acın
o kadar sıkıştırmış ki beni
iki adım daha atsam
pencereden aşşağıya fırlatabilecek
düzeyde
düşeyde
insanlar bakacak düşüşme
sense
yerinden zerre kıpırdamayacaksın
insaflısın
emekliyorsun
ve çektiğim acı'nın süresini uzatmakla
geçiyor günlerin
halbuki yaşamın en derinde
içinde
belki geçmişinde
kimsenin erişemeyeceği
yere göz atmak istiyorum
yüreğimdeki paraziti ziyaret edesim
geliyor, kemirdikçe kemireni bilmek için
perde ardına girmeden
güzelce göstersin die yüzünü
zarif kibar bir
misafir gibi yanaşıyorum
fakat




2 Şubat 2010 Salı

yaşat

Tutsaklığın yaşanması gerekmez her zaman

İnsan kendini de kapatabilir bir saatin yelkovanına

Düşlerini saklar akrep’e

Her gün nadir de olsa buluşmak için.

Old Boy!


Old Boy'da kitleleri meraklandıran tablo
ve meşhur replik
-Gülersen tüm dünya seninle güler,
ağlarsan yalnız ağlarsın!

1 Şubat 2010 Pazartesi

bok çukuruna düşmüş kafam
boğazıma kadar saplanmışım
fikirler beynimde uçan
akbabalar sanki
her gün öldürdüğüm fikirlerimi sindiren
ki her ölen fikir bu kadar yakın hissettiremezdi
kendimi sana
belki de bundandı benim mutlu oluşum
yanımda kanat çırpan sinekten, veya atan bir yürekten
tiksinirken ben
birinin varlığına sevinmek gibi hayat kokandı
Geçmeyen saniyeler boyunca yüzüme çarpan nefes
Alışverişlerinde boğulmak değil de heyecan
Duymaktı sanki güneşi ellerinde tutmak gibi
Fakat ters giden bir şeylerin yarattığı eziyet var
Şimdi tenimde
Sırt çevirip bir kenara ittiğim hastalıklar
İsyan ediyor sanki
Hastalık saçan kanlı iğneler gibi deliyor vücudumu
İntikam almak buysa eğer
Eminim ki intikamın en büyük zevkini yaşatmakta bana
Kendim
Kendim
Kendimin
Alışamadığı doğasını çiğnemekle
Dünyanın en güzel çiçeğinin
Saniyelik ömrünü izlemek arasında gidip geliyor
Aslında bunlar olmamalı
Larvalarından çıkan ağustos böcekleri gibi
İstila etsin istiyorum bedenimi
Onların yolları üstüne uzanayım da benim de
Etimin tadına baksınlar biraz
Ama düşününce çok ezik
Uzun süre larva da kalmanın heyecanını değil de
Bir kelebek gibi uçup özgürlüğe gitmenin çabasını versinler
Kısa süreliğine de olsa tatsınlar istiyorum onlar da hayatı
Bir an olsun sızar ya güneş karaların ardından
Hissetsinler az biraz ne olacak
Elbet arayacakları hep çiçek değil ya
Bu sefer de tek bir saç telin dahi olsa onu arasınlar.