29 Ocak 2010 Cuma

Hayat

Sorumluluğunu mu bilelim

Yoksa

Yaşaayalım mı anımızı

Kafamızın estiğine göre

Seni, olanı mı seçelim

Yoksa peşinden mi gidelim olmayanın

Bugün neysem

Yarına böyle kalmasın

Değişsin

Bozulsun yeri gelsin ama

Kendini tekrar etmesin

Bir bütün olsun toplayınca

Sonra resmin olsun

Yüzünde gülümsemen

Gözlerinde yitmiş inancın bu hayata

Bu hayat

Seni

Beni

Ve içindeki bütün organlarını

Şekilden şekile sokan

Ve bizelere insan olamamızın

Gereklerini hayvanca hatırlatan hayat

Hapis!

Varlığına hapsolduysam

Ben bu şehirde

Birazdan gözlerinde ki ışığı

Görmek için söndüreceğim

Bütün ışıkları

Mumlarımı,şehri,yıldızları

Güneşi,ayı

Elbet sıra sana da gelicek

Dozajını kaçırdığım sevgiye

Seni de hapsedicem

Yavaşca eriyecek gözlerindeki ışık

Kaybolmuşluğumu gördükce daha da

Kaplayacak içini hüzün

En son kaldığında karanlığında

Kendinle başbaşa

Benim sadece nefretimi hissedeceksin

Her bir filizini senin sevginden alan

Sebebsiz yerre birinin ölümünü izlemek

Kadar ağır benim suçum

Bireyin yavaş yavaş doğaya dönüşmesini

İzlemek kadar sabırlı oysa

Öylece oturup ayazda

Teker teker sönen şehir ışıklarının yerini

Yeni doğmuş, daha gözlerini bile

Açmamış güneş ışıklarına

Bırakması kadar kısa oysa

Benim suçum karar verememek

Olacak şeyleri

Hiç

Yaşamayacakmış gibi istemek

Hissetiğim acıyı hiç hissetmiyormuş gibi

Davranmak

Hiç istemediği halde

Eda'ya!

Çok önceleri birisine demiştim

İçinde bulunduğun boşluğa ardını dön diye

Şimdi kendmie sorayım

Nerdeyim

Neden bu boşluk

Sağım, solum etrafım

Tenlerin çekilmişliği çürmüşlüğü kokarken etraf

Benim körlüğüm neden

Kendime cevap veremeyecek kadar aciz

Mi olmalıyım yoksa teklikle övünecek kadar kibirli mi



Eda'ya demiştim bunları, eda bile hatırlamaz şimdi bunları, çok sene geçti (:

Poe'ya!

Sen gecenin sahibi olma derdindemisin ki
Karşımda avval aval bana bakan
Bir an olsun gözlerini harektelerimden ayırmayan baykuş
Geceleri bu kadar göz önünde olmasan belki baykuş demezdik sana ama
Senin isminin yerine ne derdik bilmiyorum
Eğer tek isteğin beni düşlediğim karanlığıma
Bulutların çok çok üzerine taşımaksa
Gündüzlerin olmadığı diyarlarda hapsetmekse nefeslerimi rekoruma
2 minnacık göze hapsedilmiş yaşatını
Amacım uğruna yok etme baykuş
Eğer senin sönmüşlüğün benimkinden derinse
İçinde yaşatıığın düşlere göre seçmeme izin ver
Bil ki benim bütün varlığım hayallerim
Olmayan hayallerimin yalanlarına seni ortak edemem
Farkındayım senin birazdan hareketleneceğini
Umit var hala bende belki gelir çalarsın kapımı
Kuzgun gibi, tek bir ses ederek burdan poe’ya
“never more” demeni beklerim